BAYRAM ERDEM Anadolu Cem Evleri Derneği Genel Başkanı
Köşe Yazarı
BAYRAM ERDEM Anadolu Cem Evleri Derneği Genel Başkanı
 

HAZRETİ ALİ’NİN VELÂYETİ

ggg Değerli dostlar, kıymetli canlar, İmam Ali Efendimizin doğum günü olan Nevruz Bayramımız kutlu olsun. Dilerim ki gündüzlerin gecelere galip gelmeye başlayacağı bugünden itibaren ışıklar karanlıkları, zulümleri ve cehaleti boğar. İnsanlık yeni bir baharla birlikte aydınlık günlere çıkar.  Alevî Bektâşî yol ve erkânında Ehl-i Beyt sevgisi, pîrlik, mürşidlik, şerîat, tarîkat, ma’rifet, hakîkat gibi olgular Muhammed-Ali’den miras kalmıştır. Şerîat Muhammed Mustafâ’nın tarîkat, ma’rifet ve hakîkat Aliyyü’l-Murtazâ’nın şanına gelmiştir. Bu konuda 16. yüzyılda kaleme alınan Alevî-Bektâşî kaynaklarından birisi olan Kitâb-ı Cabbâr Kulu’nda şöyle bir olay anlatılmaktadır. Hz. Peygamber’le Selmân-ı Fârisî arasında geçtiği kabul edilen bu olay kısaca şöyledir: Selmân-ı Fârisî, Hz. Peygamber’den kendisine hakîkat ilmini öğretmesini ister. Hz. Peygamber de, ona hakîkat ilmini öğrenmek için Hz. Ali’ye gitmesi gerektiğini ifade eder. Selmân-ı Fârisî, bunun nedenini sorduğunda Hz. Peygamber şöyle bir cevap verir: “Allâh Teâlâ bana gizlü şey komadı. Hakîkatı, ma’rifeti, tarîkatı, şerîatı, cümlesin[i] bana bildürdi. Ammâ sonra, şerîat miftâhın[ı] (anahtarını) bana virdi. Tarîkat miftâhın[ı] Ali’ye virdi. Tarîkat ilmin[i] öğrenen Ali’den öğrenür. Şerîat ilmini öğrenen, bizden öğrenür… Hakîkat ilmi sarb (zor) bir ilimdür. Değme kişi çekemez, terk ider. Terki câiz değildür. Anın içün öğretmeye bize icâzet yokdur.”  Buyruk kitaplarında da yukarıdaki anlatıma paralel bir şekilde “Allah’ın buyruğu, Muhammed’in sünneti, Ali’nin tarîkatı” ifadesine yer verilmiştir.” Hz. Ali’den hırka giydiğine inanılan Hasan-ı Basrî yaşayış ve tavsiyeleriyle pek çok mutasavvıfı etkilemiş, Hz. Ali’yi rüyasında gören Bişr-i Hafî hakîkat yoluna yürüyen erenlerden birisi olmuştur. Yemînî ve Seyyid Hüseyin Gaybî altı bölük evliyâdan bahsetmektedirler. Hz. Ali’nin velâyet nûru bu altı bölük evliyâ üzerinde tasarruf etmektedir.  Evliyânın gönlü seyrullâh makâmında gezerken, düş ilinde ve sır ilinde Allah’ın Arslanı Hz. Ali ile karşılaşır.  Yemînî Fazîletnâme’sinde kimisinin dolu, kimisinin de ehl-i izzet ve büyük ulu olduğunu belirttiği Bayezid-i Bestâmî, Mevlânâ Şiblî, Hallac-ı Mansûr, Zünnûn-ı Mısrî, Hüsâm Şah (Ganî Baba), İbrâhîm Sânî ve Akyazılı Sultan’ın hepsini de irşâd eden kişinin sır sâhibi Hz. Ali olduğunu söyler. Hz. Ali’nin dudağı “Kevser” kaynağıdır. Kevser, eşyanın hakîkatine ait sırların remzidir. Dolayısıyla Hz. Ali’nin iki dudağı arasında bu sırlar gizlidir. Bununla birlikte Hz. Ali’nin mahşerde kendi elleriyle “Celâl Kevseri” dağıtacağı da zikredilmektedir. Abdalların onun elinden içeceği kevser (yaşayacakları ilâhî sırlar) aşağıdaki beyitte “nûş-ı cân” terkibiyle işlenmektedir: Bezm-i mahşerde ümîd oldur ki yarın içeler, Sâki-i Kevser elinden nûş-ı cân abdallar. Hz. Ali tıpkı güneş ışığını gece karanlığında dünyaya yansıtan “ay” gibi, Zât-ı İlâhî’nin nûrunu yansıtarak gönülleri aydınlatmaktadır: Vechinin âyinesinden gördü cânım zâtını, Tâze doğmuş ay gibi, sırr-ı hilâlidir Ali. Rûhlarını Hz. Ali’nin ışığıyla aydınlatmak isteyen bütün âşıklar, hep onun yüzüne doğru yönelmiş, aynayı yüzlerine tuttuklarında onu görmüşlerdir: Mâh-ı vechin kıblesidir âşıkın ervâhına, Devlet onundur, niyâz etti nihayet Murtazâ. Muhammed Mustafâ’nın tebliğ ettiği din olan İslâm’a bağlılığını ilan eden Pir Sultan Abdal aşağıdaki beyitte, Hz. Ali’nin irşâdıyla aydınlandığını dile getirmektedir: Muhammed dînidir bizim dînimiz Tarîkat altından geçer yolumuz Hem Cibrîl-i Emîn’dir rehberimiz Biz mü’miniz mürşîdimiz Ali’dir Mahşerde velîler, Allâh’ın huzûruna Şâh-ı Merdân Hz. Ali’nin sancağı altında toplanacaklardır. O âriflerin burhânıdır. Ârifler irfân çerağını Hz. Ali’nin şem’inden yakmışlardır: Biz çerağı Şâh-ı Merdân şem’asından yandırıp, Onca dillerde hakâyık şehrinin şem’dânıyız. #Anadolucemevleridergisi  
Ekleme Tarihi: 30 Mart 2021 - Salı

HAZRETİ ALİ’NİN VELÂYETİ

Değerli dostlar, kıymetli canlar,

İmam Ali Efendimizin doğum günü olan Nevruz Bayramımız kutlu olsun. Dilerim ki gündüzlerin gecelere galip gelmeye başlayacağı bugünden itibaren ışıklar karanlıkları, zulümleri ve cehaleti boğar. İnsanlık yeni bir baharla birlikte aydınlık günlere çıkar. 

Alevî Bektâşî yol ve erkânında Ehl-i Beyt sevgisi, pîrlik, mürşidlik, şerîat, tarîkat, ma’rifet, hakîkat gibi olgular Muhammed-Ali’den miras kalmıştır. Şerîat Muhammed Mustafâ’nın tarîkat, ma’rifet ve hakîkat Aliyyü’l-Murtazâ’nın şanına gelmiştir.

Bu konuda 16. yüzyılda kaleme alınan Alevî-Bektâşî kaynaklarından birisi olan Kitâb-ı Cabbâr Kulu’nda şöyle bir olay anlatılmaktadır. Hz. Peygamber’le Selmân-ı Fârisî arasında geçtiği kabul edilen bu olay kısaca şöyledir:

Selmân-ı Fârisî, Hz. Peygamber’den kendisine hakîkat ilmini öğretmesini ister. Hz. Peygamber de, ona hakîkat ilmini öğrenmek için Hz. Ali’ye gitmesi gerektiğini ifade eder. Selmân-ı Fârisî, bunun nedenini sorduğunda Hz. Peygamber şöyle bir cevap verir: “Allâh Teâlâ bana gizlü şey komadı. Hakîkatı, ma’rifeti, tarîkatı, şerîatı, cümlesin[i] bana bildürdi. Ammâ sonra, şerîat miftâhın[ı] (anahtarını) bana virdi. Tarîkat miftâhın[ı] Ali’ye virdi. Tarîkat ilmin[i] öğrenen Ali’den öğrenür. Şerîat ilmini öğrenen, bizden öğrenür… Hakîkat ilmi sarb (zor) bir ilimdür. Değme kişi çekemez, terk ider. Terki câiz değildür. Anın içün öğretmeye bize icâzet yokdur.” 

Buyruk kitaplarında da yukarıdaki anlatıma paralel bir şekilde “Allah’ın buyruğu, Muhammed’in sünneti, Ali’nin tarîkatı” ifadesine yer verilmiştir.” Hz. Ali’den hırka giydiğine inanılan Hasan-ı Basrî yaşayış ve tavsiyeleriyle pek çok mutasavvıfı etkilemiş, Hz. Ali’yi rüyasında gören Bişr-i Hafî hakîkat yoluna yürüyen erenlerden birisi olmuştur.

Yemînî ve Seyyid Hüseyin Gaybî altı bölük evliyâdan bahsetmektedirler. Hz. Ali’nin velâyet nûru bu altı bölük evliyâ üzerinde tasarruf etmektedir.  Evliyânın gönlü seyrullâh makâmında gezerken, düş ilinde ve sır ilinde Allah’ın Arslanı Hz. Ali ile karşılaşır.  Yemînî Fazîletnâme’sinde kimisinin dolu, kimisinin de ehl-i izzet ve büyük ulu olduğunu belirttiği Bayezid-i Bestâmî, Mevlânâ Şiblî, Hallac-ı Mansûr, Zünnûn-ı Mısrî, Hüsâm Şah (Ganî Baba), İbrâhîm Sânî ve Akyazılı Sultan’ın hepsini de irşâd eden kişinin sır sâhibi Hz. Ali olduğunu söyler.

Hz. Ali’nin dudağı “Kevser” kaynağıdır. Kevser, eşyanın hakîkatine ait sırların remzidir. Dolayısıyla Hz. Ali’nin iki dudağı arasında bu sırlar gizlidir. Bununla birlikte Hz. Ali’nin mahşerde kendi elleriyle “Celâl Kevseri” dağıtacağı da zikredilmektedir. Abdalların onun elinden içeceği kevser (yaşayacakları ilâhî sırlar) aşağıdaki beyitte “nûş-ı cân” terkibiyle işlenmektedir:

Bezm-i mahşerde ümîd oldur ki yarın içeler,
Sâki-i Kevser elinden nûş-ı cân abdallar.

Hz. Ali tıpkı güneş ışığını gece karanlığında dünyaya yansıtan “ay” gibi, Zât-ı İlâhî’nin nûrunu yansıtarak gönülleri aydınlatmaktadır:

Vechinin âyinesinden gördü cânım zâtını,
Tâze doğmuş ay gibi, sırr-ı hilâlidir Ali.

Rûhlarını Hz. Ali’nin ışığıyla aydınlatmak isteyen bütün âşıklar, hep onun yüzüne doğru yönelmiş, aynayı yüzlerine tuttuklarında onu görmüşlerdir:

Mâh-ı vechin kıblesidir âşıkın ervâhına,
Devlet onundur, niyâz etti nihayet Murtazâ.

Muhammed Mustafâ’nın tebliğ ettiği din olan İslâm’a bağlılığını ilan eden Pir Sultan Abdal aşağıdaki beyitte, Hz. Ali’nin irşâdıyla aydınlandığını dile getirmektedir:

Muhammed dînidir bizim dînimiz
Tarîkat altından geçer yolumuz
Hem Cibrîl-i Emîn’dir rehberimiz
Biz mü’miniz mürşîdimiz Ali’dir

Mahşerde velîler, Allâh’ın huzûruna Şâh-ı Merdân Hz. Ali’nin sancağı altında toplanacaklardır. O âriflerin burhânıdır. Ârifler irfân çerağını Hz. Ali’nin şem’inden yakmışlardır:

Biz çerağı Şâh-ı Merdân şem’asından yandırıp,
Onca dillerde hakâyık şehrinin şem’dânıyız.

#Anadolucemevleridergisi
 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniufukgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.