Adnan Korkmaz
Köşe Yazarı
Adnan Korkmaz
 

ANDIMIZIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

ggg Sevgili okurlarım; İLAYDA, ilkokul çağında bir kızdı. Ankara’nın Yenimahalle İlçesinde bir ilkokulda okuyordu. Ankara İl Genel Meclisinde düzenlenen “Çocuk Meclisi” toplantısında tanışmıştı. O gün, hayatımda unutamayacağım bir sohbeti gerçekleştirmiştim. Bugünkü yazımızda sevgili İLAYDA ile aramızda geçen sohbetimizi sizlerle paylaşmak istedim. *** 2009-2014 yılları arasında Ankara il genel meclisi üyeliğine Keçiören ilçesinden seçilmiştim. İLAYDA ile tanıştığımızda Ankara il genel meclisinin çevre ve sağlık komisyonu üyesi olarak görev yapıyordum. İlayda ile ortak noktalarımız vardı. O da benim gibi sağlık komisyonu üyesiydi. Aynı sırayı paylaşmamız nedeniyle bir hayli sohbet etmiştik.   İlkokullarda Andımızın kaldırıldığı günlerdi… Toplumun büyük bir kesiminde tedirginlik vardı. Okula evi yakın olanlar sabah uykusunu uyuyamıyorlarmış! Bazıları ise Andımızın içerisindeki ırkçı söylemlerinden rahatsız oluyorlarmış! Yani; Türküm, doğruyum, çalışkanım sözlerinden rahatsız oluyorlarmış. O günlerde orta dolaştırılan bu tür söylemlerden bir yurttaş olarak çok üzülmüştüm.   İlkokul çağında Andımızı gururla okumuştuk… Bu durumdan geçmiş dönemlerin Milli Eğitim Bakanları da rahatsız değillerdi. Aradan tam 33 yıl geçti. Bu süreç içerisinde ilkokullarda gururla okuduğumuz Andımız 2013 yılında kaldırılmasına karar verildi. Milli Eğitim Bakanımız okullardan Andımızın kaldırılmasını neden istedi! Kafamızı kurcalayan nedenlerden birisi budur.   Yapılan itirazlardan sonra, Danıştay’a açılan dava sonuç vermiş, aradan 5 yıl geçtikten sonra 2018 yılında Danıştay’ın 8. Dairesi, Andımızın ilkokullarda yeniden okutulmasına oy birliği ile karar vermişti.   İşte Danıştay 8. Dairenin vermiş olduğu bu karar bizim için sevindiriciydi… Ama olmadı. Milli Eğitim Bakanlığı, Danıştay 8. Dairenin oy birliği ile aldığı karara itiraz ederek konuyu bir üst mahkemeye taşıyarak iptalini istemiş olması düşündürücüdür!   Bunlar hesap, kitap meselesi… Aradan 3 yıl gibi uzun bir zaman geçmesine rağmen üst mahkemeden bir türlü karar çıkmaması düşündürücü!   Danıştay İdari Dava Dairesi, 3 yıl sonra 2021’in ilk ayında, Danıştay 8. Dairenin oy birliğiyle almış olduğu kararı oy çokluğu ile bozuluyor! Andımızın ilkokullarda okutulması yasaklanıyor! Sonuçta Milli Eğitim Bakanımızın istediği şekilde kararın çıkması sizce de düşündürücü değil mi? Burada vurgulanması gereken en önemli hususlardan birisi de dava dosyasının üst mahkemede 3 yıl gibi uzun zaman bekletilmesi değil mi? *** İLAYDA ile aramızda geçen sohbetimize devam edelim: (AK): Andımızın kaldırılmasıyla ilgili düşünceniz nedir? (İLAYDA): İlkokullarda Andımızın kaldırılmasıyla çok büyük yanlışlık yapıldı. Yapılan bu yanlışa karar verilmeden önce “bizim de düşüncemizin alınması gerekirdi”. (AK): Karar vericiler size neden sorsunlar? (İLAYDA): Her sabah derse girmeden önce okullarda Andımızı okuyan bizleriz. Onun için bizim de görüşümüzün alınması gerekirdi. *** İLAYDA, ileriyi iyi görebilen, konuları enine boyuna iyi sentezleyen yaşı çok küçük ama düşünceleri çoklarından çok daha ileriydi. Cesareti ve sorularıma duraksamadan cevap vermesinden bir hayli keyif almıştım. *** Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk döneminin Milli Eğitim Bakanı olan Dr. eşit Galip’in 1933yılında yazdığı Andımıza bir göz atalım. 1977 yılında bazı ufak düzeltmeler yapılmıştır. Birlikte bir kez daha güçlü bir sesle okuyalım:   Türküm, doğruyum, çalışkanım. İlkem; küçükleri korumak, Büyüklerimi saymak, Yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim Varlığın Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene! *** Burada yanlışlık veya ırkçı söylemler nerededir. Milli Eğitim Bakanımızın buna açıklık getirmesi gerekir. Görüldüğü gibi Andımızın içindeki söylemler ayrıştırıcı değil bilakis toparlayıcıdır. *** Sonuç: Her ülkenin kendine has bir andı vardır. Bizim de bir Andımız vardır. Bundan ulus olarak hepimizin gurur duyması gerekir. *** Emperyalist güçlerin Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu T:C. Devletinden rahatsız olmaları bir yerde kabul edilebilir. Neden mi? Çünkü Kurtuluş Savaşındaki başarımızı bir türlü kabullenemiyorlar. Çanakkale Savaşının yenilgisini bir türlü kabullenemiyorlar… Hele hele Lozan’daki kazanımlarımızı bir türlü hazmedemiyorlar... Burada bizi üzen ise içimizde çatlak seslerin çıkmasıdır. Dış güçlerin ekmeğine yağ sürmeyelim. *** Bugünkü yazımızı İLAYDA ile kapatalım. İLAYDA şimdi yaşça büyümüştür. Genç kız olmuştur. Kanımca yüksek eğitimini tamamlamış, kendini daha çok geliştirmiştir. *** İLAYDA’NIN dediği gibi yapılan bu yanlıştan kısa süre içerisinde dönelim. Andımızın eskiden olduğu gibi yine ilkokullarda çocuklarımıza okutulmasıdır. Bu konuda kendilerine danışılmasıdır. Bu yazıyı görünce en çok İLAYDA sevinecektir. *** İLAYDA ile başladık İLAYDA ile yazımızı sonlandıralım: Andımızdan kimsenin rahatsız olmaması gerekir. Türk ulusunu kucaklayan Andımızın kaldırılıp, kaldırılmaması ile ilgili kararı mutlaka halkımıza danışılarak verilmeliidir.
Ekleme Tarihi: 30 Mart 2021 - Salı

ANDIMIZIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Sevgili okurlarım; İLAYDA, ilkokul çağında bir kızdı. Ankara’nın Yenimahalle İlçesinde bir ilkokulda okuyordu. Ankara İl Genel Meclisinde düzenlenen “Çocuk Meclisi” toplantısında tanışmıştı. O gün, hayatımda unutamayacağım bir sohbeti gerçekleştirmiştim. Bugünkü yazımızda sevgili İLAYDA ile aramızda geçen sohbetimizi sizlerle paylaşmak istedim.

***

2009-2014 yılları arasında Ankara il genel meclisi üyeliğine Keçiören ilçesinden seçilmiştim. İLAYDA ile tanıştığımızda Ankara il genel meclisinin çevre ve sağlık komisyonu üyesi olarak görev yapıyordum. İlayda ile ortak noktalarımız vardı. O da benim gibi sağlık komisyonu üyesiydi. Aynı sırayı paylaşmamız nedeniyle bir hayli sohbet etmiştik.

 

İlkokullarda Andımızın kaldırıldığı günlerdi… Toplumun büyük bir kesiminde tedirginlik vardı. Okula evi yakın olanlar sabah uykusunu uyuyamıyorlarmış! Bazıları ise Andımızın içerisindeki ırkçı söylemlerinden rahatsız oluyorlarmış! Yani; Türküm, doğruyum, çalışkanım sözlerinden rahatsız oluyorlarmış. O günlerde orta dolaştırılan bu tür söylemlerden bir yurttaş olarak çok üzülmüştüm.

 

İlkokul çağında Andımızı gururla okumuştuk… Bu durumdan geçmiş dönemlerin Milli Eğitim Bakanları da rahatsız değillerdi. Aradan tam 33 yıl geçti. Bu süreç içerisinde ilkokullarda gururla okuduğumuz Andımız 2013 yılında kaldırılmasına karar verildi. Milli Eğitim Bakanımız okullardan Andımızın kaldırılmasını neden istedi! Kafamızı kurcalayan nedenlerden birisi budur.

 

Yapılan itirazlardan sonra, Danıştay’a açılan dava sonuç vermiş, aradan 5 yıl geçtikten sonra 2018 yılında Danıştay’ın 8. Dairesi, Andımızın ilkokullarda yeniden okutulmasına oy birliği ile karar vermişti.

 

İşte Danıştay 8. Dairenin vermiş olduğu bu karar bizim için sevindiriciydi… Ama olmadı. Milli Eğitim Bakanlığı, Danıştay 8. Dairenin oy birliği ile aldığı karara itiraz ederek konuyu bir üst mahkemeye taşıyarak iptalini istemiş olması düşündürücüdür!

 

Bunlar hesap, kitap meselesi… Aradan 3 yıl gibi uzun bir zaman geçmesine rağmen üst mahkemeden bir türlü karar çıkmaması düşündürücü!

 

Danıştay İdari Dava Dairesi, 3 yıl sonra 2021’in ilk ayında, Danıştay 8. Dairenin oy birliğiyle almış olduğu kararı oy çokluğu ile bozuluyor! Andımızın ilkokullarda okutulması yasaklanıyor! Sonuçta Milli Eğitim Bakanımızın istediği şekilde kararın çıkması sizce de düşündürücü değil mi? Burada vurgulanması gereken en önemli hususlardan birisi de dava dosyasının üst mahkemede 3 yıl gibi uzun zaman bekletilmesi değil mi?

***

İLAYDA ile aramızda geçen sohbetimize devam edelim:

(AK): Andımızın kaldırılmasıyla ilgili düşünceniz nedir?

(İLAYDA): İlkokullarda Andımızın kaldırılmasıyla çok büyük yanlışlık yapıldı. Yapılan bu yanlışa karar verilmeden önce “bizim de düşüncemizin alınması gerekirdi”.

(AK): Karar vericiler size neden sorsunlar?

(İLAYDA): Her sabah derse girmeden önce okullarda Andımızı okuyan bizleriz. Onun için bizim de görüşümüzün alınması gerekirdi.

***

İLAYDA, ileriyi iyi görebilen, konuları enine boyuna iyi sentezleyen yaşı çok küçük ama düşünceleri çoklarından çok daha ileriydi. Cesareti ve sorularıma duraksamadan cevap vermesinden bir hayli keyif almıştım.

***

Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk döneminin Milli Eğitim Bakanı olan Dr. eşit Galip’in 1933yılında yazdığı Andımıza bir göz atalım. 1977 yılında bazı ufak düzeltmeler yapılmıştır. Birlikte bir kez daha güçlü bir sesle okuyalım:

 

Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem; küçükleri korumak,

Büyüklerimi saymak,

Yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.

Ey büyük Atatürk!

Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe, hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim

Varlığın Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türküm diyene!

***

Burada yanlışlık veya ırkçı söylemler nerededir. Milli Eğitim Bakanımızın buna açıklık getirmesi gerekir. Görüldüğü gibi Andımızın içindeki söylemler ayrıştırıcı değil bilakis toparlayıcıdır.

***

Sonuç: Her ülkenin kendine has bir andı vardır. Bizim de bir Andımız vardır. Bundan ulus olarak hepimizin gurur duyması gerekir.

***

Emperyalist güçlerin Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu T:C. Devletinden rahatsız olmaları bir yerde kabul edilebilir. Neden mi? Çünkü Kurtuluş Savaşındaki başarımızı bir türlü kabullenemiyorlar. Çanakkale Savaşının yenilgisini bir türlü kabullenemiyorlar… Hele hele Lozan’daki kazanımlarımızı bir türlü hazmedemiyorlar... Burada bizi üzen ise içimizde çatlak seslerin çıkmasıdır. Dış güçlerin ekmeğine yağ sürmeyelim.

***

Bugünkü yazımızı İLAYDA ile kapatalım. İLAYDA şimdi yaşça büyümüştür. Genç kız olmuştur. Kanımca yüksek eğitimini tamamlamış, kendini daha çok geliştirmiştir.

***

İLAYDA’NIN dediği gibi yapılan bu yanlıştan kısa süre içerisinde dönelim. Andımızın eskiden olduğu gibi yine ilkokullarda çocuklarımıza okutulmasıdır. Bu konuda kendilerine danışılmasıdır. Bu yazıyı görünce en çok İLAYDA sevinecektir.

***

İLAYDA ile başladık İLAYDA ile yazımızı sonlandıralım:

Andımızdan kimsenin rahatsız olmaması gerekir. Türk ulusunu kucaklayan Andımızın kaldırılıp, kaldırılmaması ile ilgili kararı mutlaka halkımıza danışılarak verilmeliidir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yeniufukgazetesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.