ANKARA'YI AYDINLATACAĞIZ
MHP Ankara Milletvekili MUSTAFA MİT: MHP TÜRK MİLLETİNİN İHTİYAÇLARINDAN DOĞAN BİR PARTİDİR
432 defa okunmuş - 30 Aralık 2017 - Cumartesi 18:08

 

 

MUSTAFA BOŞDURMAZ YENİ UFUK Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) çiçeği burnunda Ankara İl Başkanı Turgay Baştuğ, göreve hızlı başladı. MHP Genel Merkezi tarafından parti müfettişliğine atanan eski İl Başkanı Fatih Çetinkaya'dan sonra görevi devralan Baştuğ, önce ilçe teşkilatları ve sivil toplum kuruluşlarını tek tek ziyaret etti ardından da istişare toplantılarına başladı. Geçtiğimiz hafta içinde Beypazarı, Ayaş, Güdül ve Nallıhan ilçe teşkilatlarında istişare toplantıları düzenleyen Başkan Baştuğ, son olarak da Kızılcahamam, Çamlıdere ve Kazan ilçelerinde toplantı yaptı. Her üç ilçede düzenlenen istişare toplantılarına İl Başkanı Turgay Baştuğ’un yanı sıra, Ankara Milletvekilleri Mustafa Mit, Ankara Milletvekili ve Meclis İdare Amiri Erkan Haberal, MHP MYK Üyeleri Sultan Gündüz ve Mesut Çelik, eski ve yeni ilçe başkanları ile meclis üyeleri, kadın kolları temsilcileri, ocak başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile partililer katıldı. Yazılı ve görsel medyanın da yoğun ilgi gösterdiği istişare toplantılarında, parti içi sorunlar masaya yatırılarak önümüzdeki dönemde MHP'nin il ve ilçelerde tüm seçimleri kazanabilmesi için ne tür çalışmalar yapılması gerektiği kararlaştırıldı. MHP Ankara Milletvekili Mustafa Mit, istişare toplantılarında yaptığı konuşmada MHP'nin Türk milletinin ihtiyaçlarından doğan bir parti olduğunu ifade ederek, "Türk milletinin tarihî serüveni içinde bundan sonraki gelecek yüz yıllarda beraber yaşama azim ve iradesiyle zengin, mutlu ve müreffeh bir toplum olsun diye uğraşıyoruz. Tıpkı Türkiye üzerinde olduğu gibi MHP üzerinde de oyunlar oynanıyor.” dedi. MHP Ankara İl Başkanı Turgay Baştuğ, "Bugün buralarda birliğimiz ve dirliğimiz adına yakacağımız meşalelerin ışığıyla tüm Ankara’yı aydınlatacağız." diye konuşurken, Ankara Milletvekili Erkan Haberal da, "Biz bugün Ankara'da bu kadar rahat siyaset yapabiliyorsak eğer, arkamızda Kızılcahamam, Çamlıdere ve Kazan olduğu içindir." ifadesine yer verdi.

EKİCİLER: SİYASETİN DİP DALGASI ÇAMLIDERE'DİR

Ankara İl Başkanlığının öncülüğünde Kızılcahamam ve Çamlıdere İlçe Teşkilatları ile yapılan istişare toplantısında saygı duruşu ve İstiklal Marşı'ndan sonra kürsüye gelen MHP Çamlıdere İlçe Başkanı Hamit Ekiciler, Çamlıdere ve Kızılcahamam'ı bir elmanın yarısı olarak niteleyerek özetle şunları söyledi: "Siyasetin dip dalgası Çamlıdere'dir. 2017 yılında Allah'a şükür il ve ilçe kongrelerimizi yaptık. Çamlıdere'de mevcut üye sayımızı % 50 oranında artırdık. Buna ilaveten partimize katılmak için yüzlerce insan sırada beklemektedir. Bunların üyeliklerini de en kısa zamanda güncelleyeceğiz. Sayın Dr. Devlet Bahçeli Bey'in ışığı altında Çamlıdere teşkilatı olarak sizlerin hizmetindeyiz."

GÖKMEN: DEVLET BEY, İLÇEMİZE BÜYÜK DEĞER VERİYOR

Ekiciler'in ardından konuşan MHP Kızılcahamam İlçe Başkanı Muzaffer Gökmen, MHP'nin Türk milliyetçilerinin ve Ülkücülerinin yegâne çatısı olduğunu hatırlatarak, şöyle dedi: "Ankara'nın her ilçesine gidip ortak yolumuzun MHP olduğunu anlatmaya çalışan bozkurt yürekli, dik duruşlu Turgay Baştuğ Bey'e teşekkürlerimi sunuyorum. Ülkücü ve milliyetçi hareketin bilge lideri 'Önce ülkem, sonra milletim daha sonra da partim.' diyen Sayın Devlet Bahçeli Bey'in ilçemize verdiği değer hepimizce bilinmektedir. Gerek sene içerisinde sıklıkla yaptığı ziyaretler gerekse bu kutsal dava uğruna canlarını vermiş, bedel ödemiş Ülkücü şehitlerimizin adlarının yaşatıldığı, milliyetçi hareketin mabedi olan Şehitler Anıtı ile Taş Medreseliler Hatıra Ormanı bunun en somut örneğidir. Geçtiğimiz dönemlerde Kızılcahamam Belediye Binasında dalgalandırdığımız Üç Hilal bayrağını 2019 seçimlerinde yeniden dalgalandırmak için elimizden gelen gayreti göstereceğimize şahsım ve yönetimim adına sizlere söz veriyorum. Allah gökyüzünü hilalsiz, yeryüzünü Türk'süz, Türkiye'yi de Ülkücüsüz bırakmasın. Ne mutlu Türk'üm diyene."

HABERAL: 18 MART'TAKİ BÜYÜK KURULTAYA HAZIRLANMAKTAYIZ

MHP Ankara Milletvekili ve Meclis İdare Amiri Erkan Haberal, MHP'nin kurucusu, millî şuura haiz ve geride çelik gibi bir gençlik bırakan merhum Alparslan Türkeş'in aziz hatırası önünde 100. doğum yılında saygıyla eğildiğini ifade ederek konuşmasına başladı. Kızılcahamam'a geldiğinde çok mutlu olduğunu belirten Haberal, "İlk ve son şehidimizin önünde de saygıyla eğiliyor ve hepsine Allah'tan rahmet diliyorum. Bu kutsal topraklarda geçen yıl kaybettiğimiz ilçe başkanımız Uğur Tekin kardeşimize de Allah'tan rahmet diliyorum, mekânı cennet olsun." dedi. Bu tür toplantıların ne amaçla yapıldığını anlatan Haberal, şunları kaydetti: "İl ve ilçelerimizdeki bütün kongreleri tamamladık. 18 Mart 2018'de yapılacak olan büyük kurultaya hazırlanmaktayız. Bu toplantılarda tüm teşkilat mensuplarımız olarak ne yapıyoruz ve gelecekte neler yapmamız gerektiğini hep beraber tartışıp daha ileriye gitmeye çalışacağız. İstişare toplantılarımızın amacı budur. Ama Kızılcahamam'da istediğimizi bulamadık. Sebebini tartışabiliriz. Kızılcahamam Ankara için her zaman bir kale idi. Ankara siyasetinin Çamlıdere dip dalgası, Kızılcahamam ise üst dal gasıdır. Çamlıdere'den sel gelir, Kızılcahamam'dan da Ankara'ya gelir. Biz bugün eğer Ankara'da bu kadar rahat siyaset yapabiliyorsak arkamızda Kızılcahamam ve Çamlıdere olduğu içindir. Kızılcahamam'da son seçimde belediye başkanlığını alamadık. Oysa alabilirdik, niçin kaybettik? Bu toplantılarda bunları tartışacağız. Bizim yapmamız gereken neyse hep beraber el ele verip bu sıkıntılara aşacağız. Kızılcahamam'ın bizim için çok büyük önemi vardır. Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey, Kızılcahamam'a ayrı bir ehemmiyet veriyor. Her sene en az üç dört defa buraya geliyor. Bütün teşkilat mensuplarımızla birlikte Ülkücü Şehitler Anıtı'nı ziyaret ediyoruz. Şehitler Anıtımız yerini burada bulmuştur. Şehitlerin aziz hatırası için,, Üç Hilal Bayrağı Kızılcahamam'da her zaman dalgalanmalıdır."

BAŞTUĞ: ŞÜKÜRLER OLSUN Kİ GENEL BAŞKANIMIZ ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMUŞ

 MHP Ankara İl Başkanı Turgay Baştuğ, istişare toplantılarında yaptığı konuşmada, " Umut ediyor ve inanıyorum ki bu toplantılar hem birbirimizi daha iyi tanımamıza hem birbirimizi daha iyi anlamamıza vesile olacaktır. Nitekim istişare, Peygamber efendimizden bize miras kalan bir sünnettir. İstişare, Şanlı Türk töresinin bize armağanı bir gelenektir. Birbirimizi anlayabilmek, birbirimize danışabilmek, birbirimize katkı sağlayabilmek hepimiz için bulunmaz bir nimettir." diye konuştu. Bu çalışmaların, Türkiye'nin MHP'ye en fazla ihtiyaç duyduğu içinde bulunulan süreçte Türk milletinin birlik ve beraberliğini daha da pekiştirip her anlamda MHP'ye güç katacağını bildiren Baştuğ, şöyle devam etti: "Hepimizin malumu olduğu üzere; ülkemiz, son zamanlarda tarihin kaydetmediği şekilde, her türlü ihanetin, her türlü alçaklığın muhatabı olmuştur. Ülkemiz üzerinde kötü emel besleyenler, Vatan topraklarımızda gözleri olanlar, Türk milletinin varlığından ve güçlü olmasından ürkenler, Her türlü tezgâhı ve kumpası sahneye koymaktan, geri durmamışlardır. Çok çeşitli entrikalarla, devletimizin bekasını, milletimizin istiklal ve istikbalini ipotek altına almak istemişlerdir. Ülkemizi ve milletimizi tıpkı kurtuluş savaşı yıllarındaki gibi, ‘varlık’ sorunuyla, beka sorunuyla karşı karşıya bırakmışlardır. İçinde bulunduğumuz bu zor durumda, milletimiz kendisine bir umut ışığı ararken; şükürler olsun ki, Sayın Genel Başkanımız, ferasetiyle, devlet adamlığı tecrübesiyle, elini, yüreğini, gövdesini taşın altına koymuş, ülkemizin ve milletimizin kurtuluşuna, bir bozkurt misali öncülük ederek, devletimizin ve milletimizin bekasının teminatı olmuştur. Her birimiz bu kutlu davada, Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in açtığı bu mukaddes yolda, Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye yol arkadaşlığı yaparken, ne kadar önemli bir vazife ifa ettiğimizin farkında olmalıyız. Bin yıllara varan Türk tarihinin, kıyamete kadar taşıyacağımız İslam sancağının, bu uğurda yürünen mesafenin, kaybedilen canların, feda edilen yılların idrakiyle yaşamalı ve davranmalıyız. Birbirimize karşı münasebetlerimizde bu ülkünün ve ilkenin kadim sorumluluğunu yüreğimizde taşımalıyız.

ÜZERİMİZDEKİ ÖLÜ TOPRAĞINI ATMALI VE ÇOK ÇALIŞMALIYIZ

 Merhum Başbuğ Alparslan Türkeş'in "Ülkücü Ülkücünün öz kardeşidir." sözünü hatırlatan Baştuğ, şunları kaydetti: "Bu sözü zihnimize kazımalıyız. Birbirimizi bu kardeşlik hukukuyla saymalı, Allah Rızası için sevmeliyiz. Eğer bu imana uygun amel edersek, eğer canımızdan öte gördüğümüz ülkümüze bu şuurla hizmet etmeye devam edersek, eğer bir ülküdaşımızın bir adım daha ileri gitmesi için ona omuz vermekten çekinmezsek, eğer bir kardeşimizin var ise bir ayıbını örtmekte gece gibi olursak, muhakkak ama muhakkak zafer bizim olacaktır. Zafer, bu davaya inananlara, ülküsüne sadık kalanlara, Türk milletine aşk ile bağlı olanlara, anasının ak sütü gibi helaldir. Şimdi Ankara’da yeniden diriliş vaktidir. Kızılcahamam için, verdiği emaneti geri alma vakti geldi. Çamlıdere ve Kızılcahamam’da ‘Üç Hilal’i dalgalandırma vakti geldi. Bugün bu salonda birliğimiz ve dirliğimiz adına bir meşale yakacağız ve buranın ışığıyla Tüm Ankara’yı aydınlatacağız. Girilmedik sokak, çalınmadık kapı, sıkılmadık el bırakmayacağız. Oturmak yok. Durmak yok, beklemek yok. Çalıştıkça güçlenecek, güçlendikçe çalışacağız. Herkesin, her kesimin içinde olacağız. Hiç kimsenin halkla karşılaşmak istemediği, millete hesap vermekten imtina ettiği şu dönemde, biz hep halkın içinde, milletimizin hesabının takipçisi olacağız. Bugün salonlarda, yarın meydanlarda. Ama daima gönüllerde olacağız. Evvela dersimize iyi çalışacağız. İlçemizi iyi tanıyacağız. Bugün altı binin üzerinde nüfusa sahip olan Çamlıdere’de, 25 binin üzerinde nü fusa sahip olan Kızılcahamam’da neredeyse Anadolu’nun her şehrinden bir vatandaşımız yaşamaktadır. Son seçim verilerine baktığımızda Çamlıdere ilçemizde 5 bin, Kızılcahamam ilçemizde 20 bin kayıtlı seçmen bulunmaktadır. 2014 yerel seçimlerde aldığımız oy ise Çamlıdere ilçemizde 1.259, Kızılcahamam ilçemizde 7.856’dır. 1 Kasım 2015 de yapılan genel seçimlerde ise aldığımız oy Çamlıdere ilçemizde 394, Kızılcahamam ilçemiz de 3.389’dur. Bu veriler gösteriyor ki, üzerimizdeki ölü toprağını atmalı ve çok çalışmalıyız. İlk iş olarak ilçe teşkilatımızın üye sayısını çoğaltmalıyız. Bugün kayıtlarımıza baktığımızda Çamlıdere İlçe Teşkilatımızın toplam 96 üyesi, Kızılcahamam İlçe Teşkilatımızın toplam 264 üyesi bulunmaktadır. Neden 2 bin değil? Neden 5 bin olmasın? Bir an evvel partimizin üye sayısını yükseltip, mahalle teşkilatlarımızı güçlendirmeliyiz. Özellikle mahalle temsilcilikleri üzerinde hassasiyetle durup o yapıları desteklemeliyiz."

VATANINI VE MİLLETİNİ SEVEN HERKESE ULAŞMALIYIZ

Ankara İl Başkanı Baştuğ, partililere "İlk olarak, partimizin üyesi olsun olmasın, yolu Ülkücü hareketle kesişmiş, bir kez dahi olsun bize oy vermiş veya kendisini Milliyetçi olarak tanımlayan, Vatanını Milletini seven herkese ulaşmalıyız. Hemşeri dernekleriyle iyi ilişkiler geliştirmeliyiz." tavsiyesinde bulundu. Baştuğ, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Mahalle ve esnaf gezileriyle vatandaşlarımızın sorunlarını yakından takip etmeliyiz. Olabildiğince Ankaralı hemşehrilerimizle birebir iletişime geçmeliyiz. Vatandaşlarla daha geniş katılımlı istişare toplantılarına hız vermeliyiz. Özellikle kadın kollarımızın çalışmaları hareketimizin başarıya ulaşması açısından hayati önem arz ediyor. İlçe teşkilatlarımız bu çalışmaları yaparken, iliyle, genel merkez yö neticileriyle, milletvekilleriyle hep birlikte sahada olmaya gayret göstermeliyiz. 1 Kasım 2015 seçimlerinin ardından bölgelerimizde çıkan milletvekili sayılarımız belli. Sağ olsun sayın milletvekillerimiz davet ettiğimiz her yerde olmaya gayret gösteriyorlar. Lakin bu kısıtlı sayıyla 5 milyonluk bir Ankara’ya yetebilme şansımız yok. Allah’ın izni hepimizin çabalarıyla bir daha ki döneme onlarca milletvekilimizi Meclise gönderip, onların sahada bizimle birlikte olmasını sağlayacağız. Biz işimizi doğru yaparsak, samimiyetle çalışırsak, azim ve kararlılıkla mü cadelemize devam edersek, hiç kimsenin şüphesi olmasın, 2019 yılında Çamlıdere ve Kızılcahamam’ın burçlarında da, büyükşehirde de, şanlı üç hilalimiz dalgalanacaktır. İnanıyorum ki, siz kıymetli dava arkadaşlarımla beraber; el ele, omuz omuza vererek, tarihin bize yüklediği misyonu hakkıyla yerine getireceğiz. Hep beraber; milliyetçi hareketin bu onurlu mücadelesini, hak ettiği en yüksek mertebeye taşıyacağız. İnanmak başarmanın yarısıdır. İnanıyoruz ve başaracağız. Ama muhakkak ki, üzerimize düşen bu misyonu yerine getireceğiz. 'Zafer inananlarındır' düsturunca, hiç kimsenin şüphesi olmasın ki; inanıyoruz ve başaracağız. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, birliğimize ve dirliğimize vesile olan istişare toplantılarımızın devam edeceğini buradan belirtmek istiyorum. Bir dahaki istişare toplantımızı tüm üyelerimizin katılımıyla gerçekleştirmeyi arzu ediyor, her birinizi ayrı ayrı kucaklıyor ve başarılar diliyorum. Allah, hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Ne mutlu Türk'üm diyene."

 MİT: MHP TÜRK MİLLETİNİN İHTİYAÇLARINDAN DOĞAN BİR PARTİDİR

İstişare toplantılarında son olarak konuşan MHP Ankara Milletvekili Mustafa Mit de, bu yıl içinde vefat eden ve rahmetle andığı Kızılcahamam İlçe Başkanı Uğur Tekin'in hatırası önünde saygıyla eğildiğini belirtti. "İnşallah cennettedir. Onun ruhunun da şu anda burada olduğuna inanıyorum. Allah rahmet eylesin, bütün camiamıza başsağlığı diliyorum." diyen Mit, salondakiler tarafından pür dikkat dinlenen tarihî konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu salonda bulunan benim yaş grubumdakiler MHP'nin nasıl bir parti olduğunu çok iyi hatırlarlar. Genç arkadaşlarımız da hareketin son 20 30 senesini bilirler. MHP'nin hepimizi ilgilendiren ortak bir özelliği var. O özellik de şudur: Bu harekete gönül ve ömrünü vermiş olan insanlar bu hareketten hiçbir maddi karşılık ve çıkar beklemezler. Allah için, vatan için, bayrak için, millet için bu davanın peşinden koşmuşlardır. Eğer bu salonda bulunan arkadaşların başka beklentileri olsaydı başka partilerde olurlardı şu an. Büyük bir ısrar ve inatla bizlerle birlikte olmanız ve birlikte hareket etmeniz sizlerin milletimize, vatanımıza ve inançlarımıza ne kadar çok bağlı olduğunuzun en açık delilidir. Öylesine fikir ve iman yüklü siz dava arkadaşlarımızla mücadele etmekten dolayı her zaman iyi duygularla ve iyi anılarla sizleri anıyor, her zaman bizim yanımızda olmanızdan dolayı büyük bir şeref, mutluluk ve bahtiyarlık duyuyoruz. MHP'nin olduğu yerden daha ileri bir noktaya gitmesi için gece gündüz demeden çalışıyor ve mücadele ediyoruz. Şuna emin olun ki MHP'nin yöneticileri ve milletvekilleri attığımız her adımda sizleri düşünüyor. Eğer yanlış bir adım atarsak ülküdaşlarımız üzülür mü, yanlış bir davranışta bulunursak eğer ülkü daşlarımız bulundukları çevrede mahcup olurlar mı diye düşünüyor, adımlarımızı buna göre atıyor, buna göre konuşuyor ve buna göre mücadele ediyoruz. Siz nasıl ki bu hareketi ve davayı düşünüyorsanız biz de aynı şekilde sizi düşünerek hareket ediyoruz. Yanlış yapmamaya çalışıyoruz. Hepimiz biliyoruz ki MHP Türk milletinin ihtiyaçlarından doğmuş bir partidir. Türkİslam ülküsüne gönül vermiş olan Türk milletinin tarihî serüveni içinde bundan sonraki gelecek yüz yıllarda beraber yaşama azim ve iradesiyle, zengin, mutlu ve müreffeh bir toplum olsun diye uğraşıyoruz. Bizim MHP olarak yaptığımız ve yapmaya çalıştığımız budur. Eğer davamızı bizler daha iyi tanır ve mücadele edersek, Türkiye'nin etrafında yaşanan olayları daha iyi kavramak, bugün neyin mü cadelesini verdiğimizi, hep beraber bizi bekleyen sıkıntıların neler olduğunu daha net ve açık görürüz. Her şeyden önce içinde yaşadığımız bu coğrafyanın jeopolitiğini çok iyi bilmemiz gerekmektedir. Biz, Türkiye'de yaşıyoruz ve bizim komşularımız var. Orta Doğu diye adlandırılan bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu coğrafyayı gözünüzün önüne getirin. Bu coğrafyada olup bitenleri, neyin ne için olduğunu iyi anlamaya çalışalım, bir tahlil edelim. O zaman MHP'nin mücadelesini daha iyi anlarsınız."

BÜTÜN SEMAVİ DİNLER BU COĞRAFYADA DOĞDU

Mustafa Mit, yer yüzündeki bütün semavi dinlerin Orta Doğu denilen bu coğrafyadan doğduğunu hatırlatarak, şunları ifade etti: "Ne kadar bildiğimiz ilahi din varsa gökten indirilmiş olan dört kitap da bu coğrafyadadır. Dört kitabın sahibi olan peygamberler de bu coğrafyadadır. Dolayısıyla bu coğrafyada dinler arasında bir çatışma vardır. Oysa dinler arasında bir uzlaşmanın olması gerekir. Bizim inancımıza göre, en son din İslamiyet, en son kitap da Kur'anı Kerim'dir Kuran'da diğer indirilmiş olan kitaplardan da ayetlerinde zaman zaman rastlanır. Hâl böyle olunca bu coğrafyada yaşananlar hangi dini ve inanışı kendilerine seçmişlerse o inanca göre de kendi örf, adet ve kültürü ile birleştirerek bir medeniyet meydana getirmiştir. Türk milleti de Hanefi Mezhebini kabul ederek Müslümanlığı seçmiştir. Türk milleti, kendi inancı ile kendi örf ve adetlerini bir araya getirip bir kültür oluşturmuştur. Bu kültürün adına da Türk İslam kültürü diyoruz. Buna uygun olarak edebi eserler ortaya çıkmış, yani inançlara uygun olarak bir medeniyet meydana gelmiştir. Yani inançlarla medeniyetler bu coğrafyada çatışma halindedir. Doğu ile Batı medeniyeti, Güney ve Kuzey medeniyeti birbirine üstünlük kurmak için devamlı olarak bir çatışma halindedir. İşte bu çatış mada hangi medeniyet daha güçlü ise hangi medeniyet daha kucaklayıcı ve kavrayıcı ise hangisi kendinden daha fazla etkileniyorsa onun tesirinde kalmamak için mücadeleye devam etmektedir. Bu coğrafyanın bir diğer özelliği de, dünyanın en önemli zenginlik kaynaklarının, yeraltı petrol yataklarının bu bölgede olmasıdır. Dünyada her devlet, kendi milletinin daha güçlü ve mutlu olması için birbiri ile mücadele etmektedir. Her millet ve her devlet de bu bölgede bulunan enerji kaynaklarına sahip olmak istemekte ve bunun için mücadele etmektedir. Ruslar ve Amerikalılar bu coğrafyada, İngilizler 1917'den beri bu coğrafyada, tüm sanayileşmiş ülkeler bu coğrafyada, Çinliler bile bu coğrafyada. Niçin? Çünkü enerji kaynaklarından pay alabilmek için. Bu coğrafyadaki kavganın altında yatan sebep budur. Irak'ın parçalanması, Suriye'deki bu karışıklığın altında yatan en büyük sebep bu enerji kaynaklarından istifade edebilmek için, birbirleriyle olan mücadelesidir. Böylesi bir coğrafyada Türk milleti olarak geleceğimizi garanti altına almak zorundayız. Çünkü bu coğrafyada bin yılın 600 küsur yılı, Osmanlı hâkimiyeti altında geçmiştir. Kültürel etkileşimler ve akrabalıklar var. Ortaklıklar çok fazla. Türkiye bu coğrafyada olumlu gelişmeler olunca olumlu, olumsuz gelişmeler olduğunda da kötü şekilde etkileniyor. Bu coğrafyada tüm zenginliklerin, ister petrol yatakları, ister petrol boru hatları, ister doğalgaz kaynakları için en güvenilir yol Anadolu'dur. Bu zenginlik kaynaklarının Batı'ya geçecek Anadolu coğrafyasından başka bir yol ve kara parçası yoktur. Bunun dışındaki yollar son derece pahalı ve zordur. Onun için bu coğrafyada başımız bir türlü beladan kurtulmuyor. Böyle bir coğrafyada yaşadığımız için aynı zamanda bizim son derece güçlü bir silahlı kuvvetlere de sahip olmamız gerekmekte. Güçlü bir ekonomimizin olması lazım. Daha nice binlerce yıl bu coğrafyada yaşayabilmemiz için buna mecburuz. Bugün bizim aramıza fitne ve fesat sokulmaya çalışılıyor. Son 30 yıldan beri Güney Doğu'da bölücü terör örgütü PKK'nın yaptığını görüyorsunuz. Aynı şekilde Kuzey Irak'ın nasıl parçalandığını gördünüz. Suriye'de olup bitenleri de görüyorsunuz. Uluslararası güçlerin planlamasına göre, bizim Güney Doğu'muzda, ondan sonra da İran'da bir bölge. Daha sonra da bu coğrafyada dört ayrı bölgede parçalı devletler kurup bunları Kürt devleti adı altında birleştirmek. Kürdistan kurma hayalleri var. Bu paranoya filan değil. Amerika PYD'ye silah yardımı yapıyor. Peki, o silahlar kime karşı kullanılacak? Amerika o bölgede 5060 bin kişilik bir ordu kuruyor. O ordu kime karşı savaşacak? Amerika PYD'ye dört bin tır dolusu silah yardımı yaptı. Bunlar kime karşı kullanılacak? İşte böylesine bir coğrafyada yaşıyoruz.

14 YILDIR İKTİDARDA OLAN AKP TÜRKİYE'Yİ BU HÂLE GETİRDİ

 Türkiye’nin bir başka probleminin de AK Parti olduğuna dikkat çeken Mustafa Mit, şu görüşlere yer verdi: "14 yıldır bu ülkeyi idare eden AKP, Türkiye'yi bu hale getirdi. Dış politikada yaptığı yanlışlıklar, iç politikada yaptığı yanlışlıklar. Dolmabahçe'de PKK ile pazarlığa oturdu, Habur Sınır Kapısı'na devletin savcılarını teröristlerin ayağına gönderdi, Diyarbakır'da 'Megri megri.' deyip Mesut Barzani ile halay çektiler. Sonunda Türkiye'yi bu hâle getirdiler. Türkiye, tam duvara toslama noktasına geldiğinde de MHP olaya el koydu. Tabii tüm bu olaylar olurken MHP, tepkisini en sert şekilde göstermiştir. Bugün MHP, Türkiye'nin bir çıkmaz noktaya gittiğini gördüğü için, 'Dış politikada ve Güney Doğu'da PKK ile mücadelede tam destek veriyoruz.' açıklama yapmıştır. Bunu yapmamızın sebebi nedir? Hepimiz gidip Güney Doğu'da sokaklara dökülüp PKK'lıları avlayacak halimiz yok. Eğer böyle yaparsak iç savaşı kendimiz çıkarmış oluruz. Bunun yolu, devletin gücünü kullanmaktır. Devletin gücü askerdir, polistir. Bunu doğru yerde ve zamanda kullanmak suretiyle bu belanın üstesinden gelmiş oluruz. MHP olarak iktidara verdiğimiz destek de bu yöndedir. Bizim telkinlerimiz, anlatımlarımız, ikazlarımız ve uyarılarımızla bugün Güney Doğu'da PKK'ya karşı ciddi bir mücadele verilmektedir. PKK'nın neredeyse sonu gelmek üzeredir. Askerimiz Güney Doğu'da bir Kürt devleti kurulmasın diye son derece zor şartlarda mücadele etmektedir. Bu, MHP'nin desteği, telkini ve ikazı ile olan bir şeydir. Yoksa biz Türkiye'yi bu hâle getirmiş bir siyasi iktidara niçin destek verelim? İki gün önce Meclisten bu iktidarın bütçesi geçti. MHP olarak tüm milletvekilleri ret oyu verdik. Bu iktidarla bir beraberliğimiz olsa ret oyu verir miydik? Güney Doğu ve Türkiye'nin güvenliği konusunda desteğimiz söz konusudur bu iktidara. Ancak MHP'nin bu tavrını yanlış anlayan insanlarımız var. Bizim arkadaşlarımız da yanlış anlıyor ne yazık ki. Bizim 'AKP'ye koltuk değneği' olduğumuz iddiası yapıyorlar. Böyle bir şey kesinlikle yok. Biz şimdiye kadar kimseye koltuk değneği olmadık ve olmayız da. Diyarbakır'da 'Megri megri.' diye türkü söyleyenler bugün 'Ölürüm Türkiye’m.' söylüyorlar. Kim kimin yanı na gelmiştir? Bugün Arif Nihat Asya ve diğer millî şairlerimizin şiirlerini okuyanlar kime yaklaşmışlardır? Biz mi Diyarbakır'a gidip 'Megri megri.' dedik yoksa onlar mı 'Ölürüm Türkiye’m.' diyorlar? Siyaset tek düze olan bir şey değildir. Siyasetin kendi içinde özel şartları vardır. Siyaseti iyi yapabilmek için, Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyayı iyi bilmemiz gerekir. Yaşadığımız coğrafyadaki insan topluluklarının tarihini iyi bilmeliyiz. Bugün bu milletin asgari ücretle zar zor geçindiğini biliyoruz. Üniversiteden mezun olan çocuklarınızın iş aradığını biliyoruz. Bunların iş ve aş aradığının farkındayız. MHP olarak bugün hem Türkiye'nin birlik ve beraberliğini koruyoruz hem de taraftarlarımızın ve milletimizin ihtiyaçlarına cevap vermeye çalışıyoruz. Bugünkü ekonomik düzenin çarpıklığını biliyoruz. Böyle bir ekonomik sistem dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Ben maliye ve ekonomi okudum. Orada ders kitaplarını okuduğum Keynes ayağa kalkıp bu sistemi görse çıldırır."

 MHP'NİN ÜZERİNDE OYNANAN OYLUNLARI İYİ BİLMEMİZ LAZIM

Mustafa Mit, AK Parti'ye yönelik eleştirilerini sürdürürken, "Bugün Türkiye'ye sadece İngiltere üzerinden kaynağı açıklanamayan bir para geliyor." iddiasına yer vererek, şunları belirtti: "Türkiye'de ekonomik iyi değil. Çifti toprağını ekemiyor. Litresi beş buçuk liraya mazot alıyor bu durumda neyi ekip biçecek? Siftah yapmadan akşam eden esnafın durumu ve her gün daha çok kapanan işyerlerinin durumu içler acısı. MHP olarak tüm bu sıkıntıların farkındayız. Bunlar için gerekli çalışmaları yapıyoruz. MHP hiç bir zaman kimsenin koltuk değneği olmamış ve bundan sonra da olmayacaktır. MHP'nin üzerinde oynanan oyunları iyi bilmemiz lazım. Türkiye'nin parçalanması için başta Amerika olmak üzere bütün komşu devletler aynı amaca hizmet ediyorlar. Türkiye'nin bölgesinde güçlü bir devlet olmasını istemeyen Amerika, İngiltere ve Almanya içerideki düşmanlıkları artırmak için beşinci kol faaliyetlerine devam ediyorlar. FETÖ Darbe Girişimi Türkiye’de bir iç savaş çıkarmak amacıyla yapıldı. Türkiye'de yapılmak istenen darbe değil iç savaş çıkarmaktı. Ondan sonra da NATO'nun gelip müdahale etmesi planlanıyordu. Türkiye üzerine tarih boyunca çok oyunlar oynanmıştır. Bugün aynı oyunlar MHP üzerinde de oynanmaktadır. Niçin? Çünkü MHP, Türk milletinin ihtiyaçlarından doğmuştur. Dolayısıyla Türk milleti ile beraber olan, onunla ağlayıp onunla gülen MHP'nin, Türk siyasetinde olmasını istemiyorlar. MHP'yi zayıf düşürmek için dedikodu ve fesat üretip zayıf düşürmeye çalışıyorlar. MHP'de de bir kızan bir daha asla geri dönmüyor ne yazık ki. Kızdığı zaman tam kızıyor ve düşman gibi davranıp sırtını dönüp gidiyor. 12 Eylül Darbesi de MHP'ye karşı yapıldı. MHP kapatılıp Genel Başkanı merhum Alpraslan Türkeş tutuklandı. Bunların hiç birisi tesadüf değildi. Türk siyasi hayatından birçok parti gelip geçti. İktidara gelen siyasi parti bir daha iktidara gelebilmek için mücadele eder. 30 yıldır bölücü terör örgütü PKK ile mücadele ediyoruz. Oraya harcadığımız para ve insan kaynağı ile Türkiye bambaşka bir ülke olurdu.

Sağ üst butonu tıklayarak geri dönebilirsiniz...




istanbul escort porno izle sex hikaye porno indir türk porno escort halkalı escort istanbul escort escort istanbul istanbul escort